↑ Return to Türkçe

SÖZCÜKLER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ

Facebook

SÖZCÜKLER ARASINDAKİ ANLAM İLİŞKİLERİ

1- Eş Anlamlı (Anlamdaş) Sözcükler

Aynı varlığı, kavramı veya durumu ifade eden, yazılışları ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan sözcükler, eş anlamlı sözcüklerdir.

Eş anlamlı sözcükler, dilimize yabancı dillerden girmiş sözcüklerin bizdeki karşılıklarıyla kurdukları ilişkiden doğmuşlardır.

Kara – Siyah / Mektep – Okul / Talebe – Öğrenci

Pay – Hisse / Doktor – Hekim / Barış – Sulh

Okul – Mektep / Savaş – Harp / Star – Yıldız

Anne – Valide / Amaç – Gaye / Ak – Beyaz

Kırmızı – Al / Duygu – His / Aş – Yemek

Hız – Sürat / Hasret – Özlem / Ad – İsim

Ün – Şöhret / Sözcük – Sözcük / Eksiksiz – Tam

İstek – Arzu / Yüzyıl – Asır / Yönetim – İdare

Misafir – Konuk / Lisan – Dil / Müsaade – İzin

Buluş – İcat / İlave – Ek / Sınav – İmtihan

UYARI:

Sözcükler, her zaman kullanıldıkları cümle içerisinde ele alınmalıdır. Tek başına eş anlamlı gibi görünen sözcükler cümle içerisindeki kullanımlarında her zaman birbirlerinin yerini tutmayabilir.

SİYAH – KARA

Kara gözlü, uzun boylu bir delikanlıydı.

(SİYAH’la eş anlamlıdır.)

İhtiyar, kara talihinden şikâyet ediyordu.

(SİYAH’la eş anlamlı değildir.)

AK – BEYAZ

Saçlarında beyazlar fazlalaşmıştı.

(”AK”la eş anlamlıdır.)

 

Bakkaldan beyaz peynir al.

(”AK”la eş anlamlı değildir.)

UYARI :

Bir sözcüğün eş anlamlısı kullanıldığı cümleye göre değişebilir.

Bu elbise bana bol oldu. (geniş)

Bu sene bol para kazandım. (çok)

Ekinler büyümeye başladı. (olgunlaşmak)

Kampanyaya ilgi büyüyor. (artmak)

 

UYARI:

Aynı cümlede eş anlamlı sözcüklerin kullanılması gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğuna yol açar.

Buluş ve icatlar sayesinde yaşamımız kolaylaştı.

Toplumca yoksul ve fakirlere yardım etmeliyiz.

Onun beğeni ve zevklerine güvenirim.

Kanıt ve delil yetersizliğinden suçsuz bulundu.

 

Eş Anlamlı Sözcükler

Yazılış ve okunuş bakımından farklı fakat anlamca aynı olan sözcüklerdir. Bu tür sözcükler birbirlerinin yerini tutabilir. Anlamdaş sözcüklerin birisi genelde yabancı kökenlidir.

Örnekler:

kıymet-değer, cevap-yanıt, sene-yıl, medeniyet-uygarlık, imkân-olanak, acele-ivedi, zelzele-deprem, yoksul-fakir, misafir-konuk, sınav-imtihan, yöntem-metot, mesele-sorun, fiil-eylem, sözcük-sözcük, vasıta-araç…

Fakat bazı durumlarda anlamdaş sözcükler birbirinin yerini tutamaz: “kara bahtlı” sözcük grubunda “kara” sözcüğünün yerine “siyah” sözcüğünü kullanamazsınız. Çünkü iki sözcüğün (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş veya yakın anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir.

 

Türkçe sözcükler arasında da eş anlamlılık olabilir:

deprem-yer sarsıntısı-zelzele,

kimi zaman-ara sıra-zaman zaman-arada bir-bazen

 

Eş Sesli Sözcükler

Yazılışı ve okunuşu aynı olduğu hâlde anlamları farklı olan sözcüklerdir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler. Şiirde cinas olarak kullanılır ve cinaslı kafiye yapılır.

Gül: 1. çiçek, 2. gülmekten emir

Kır: 1. kırsal alan, 2. kırmaktan emir, 3. beyaz

Yazma: 1. baş örtüsü, 2. yazmaktan olumsuz emir, 3. yazma işi

 

Ek almış sözcüklerle, ek almış ve almamış sözcükler arasında da eş seslilik söz konusudur. Bu ekler görevce farklı ekler de olabilir:

Siyah anlamındaki “kara” ile “kar-a” (-a: yönelme hâl eki) gibi

“Oyuncakları olmuş çocukların kurşunlar”

“Zalimler her saat taze fidanları kurşunlar”

Neden kondun a bülbül kapımdaki asmaya

Ben yarimden vazgeçmem götürseler asmaya

“hala” ve “hâlâ”, “kar” ve “kâr”, “adet” ve “âdet” sözcükleri eş sesli değildir. Okunuşları ve anlamları farklıdır.


Farklı Cümlelerde Kullanılan Örnekler

Adresimi hemen bir kenara yaz.

Bu yaz yurtdışına çıkmayı düşünüyorum.

 

Depodaki bidonlar ağzına kadar dolu.

Bu mevsimde buralarda dolu yağar.

 

Ben, sizinle gelmek istemiyorum.

Çenesinde küçük bir ben vardı.

 

Yaralı yolcu, çok kan kaybediyor.

Güler yüzüne, tatlı sözlerine kandım.

 

Küçücük bir kara parçası için savaş çıkacaktı.

Senin kara gözlerin aklımı başımdan aldı.

 

Kadının sol eli kapıya sıkışmış.

El sözüne kanıp da yuvanı yıkma.

 

Düğün evine hangi yoldan gideceğiz?

Sinirinden annesinin saçını yolmuş.

 

Çiftlikteki atların bakımıyla kim ilgileniyor?

Canı bir şeye sıkıldığında suya taş atar.

 

Okulunuzda kaç tane bilgisayar var?

Yaylaya gece yarısı varmışlar.

 

Köylü kadınlar çayın kenarında çamaşır yıkıyorlar.

Yemeğin üzerine bir bardak demli çay iyi gider.

 

Altınlarını sandığın içine saklamış.

Terli terli buzlu su içmiş, sonra da hastalanmış.

 

Küçük bir salla karşı kıyıya geçtik.

Çocuğu hemen bakkala sal, kahve ile şeker alsın.

 

“Güç” Sözcüğünün Eş Seslileri: (Üç Farklı Anlamı)

1 – Süpermen çok güçlü. (Kuvvetli)

2 – Bu işi yapmak çok güç. (Zor)

3 – Beyin gücü ile her şeyi başarabiliriz. (Akıl)

 

“Baş” sözcüğünün eş seslileri:

1 – Halay başı çek çek bizim halayı. (Lider)

2 – Başım çok ağrıyor.(Kafa)

3 – Başına gelmeyen kalmadı. (Hayat)

4 – Şirketin başına geçti. (Yönetim)

 

“Ben” sözcüğünün eş seslisi:

1 – Ben çok sıkıldım. (Kişi)

2 – Vücudunda bir sürü ben çıkmıştı. (Siyah nokta)

 

Sözcük Olarak Örnekler

kaz – kaz-

yol – yol-

kan – kan-

kara – kara

bağ – bağ

dal – dal-

saç – saç-

yaz – yaz-

var – var-

düş – düş-

at – at-

it – it-

gül – gül-

kır – kır-

sal – sal-

çay – çay

el – el

iç – iç-

 

Zıt Anlamlı Sözcükler

Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir.

Örnek:

Siyah-beyaz, uzun-kısa, aşağı-yukarı, ileri-geri, var-yok, gelmek-gitmek,

 

Tüm sözcüklerin zıt anlamlısı yoktur. Eylemlerde de durum aynıdır. Bir eylemin olumsuzu o eylemin karşıtı sayılmaz.

Mesela “sevinmek” karşıtı sevinmemek değil “üzülmek”tir.

 

Sözcükler arasındaki karşıtlık cümledeki kullanıma göre değişir.

Örneğin; “doğru” sözcüğünün zıt anlamlısı bir cümlede “eğri” olurken, diğerinde “yanlış” olabilir.

 

İki sözcüğün (kökeni ne olursa olsun) anlamdaş, yakın anlamlı veya zıt anlamlı olabilmesi için aynı anlam özelliğini taşımaları gerekir. Meselâ, siyah ile beyaz, ancak ikisi de gerçek (temel) anlamda oldukları zaman zıt anlamlı olurlar. Hafif olmayan anlamındaki “ağır” sözcüğünün ağır olmayan anlamındaki “hafif”le zıt anlamlı olabilmesi için ikisinin de gerçek (temel) anlamda kullanılması gerekir.

 

Zıt Anlamlı Sözcük Örnekleri

 

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Akıllı düşman akılsız dosttan hayırlıdır.

Tok, acın halinden anlamaz.

İyi evlat babayı vezir, kötü evlat rezil eder.

Akıllı düşününceye kadar, deli oğlunu everir.

Kurunun yanında yaş da yandı.

Koridorun dar olmasına karşın, odalar gayet geniş.

Sağlam yumurtaları paketlere diz, çürük yumurtaları ise çöpe at.

Yıllardır kâr eden şirket, sen gidince zarar etmeye başladı.

Arabamın hem içini hem dışını güzelce yıkadım.

Kimi gün güldük, kimi gün ağladık; koca bir ömrü tükettik.

Basketçiler uzun, halterciler kısa boylu olur.

Paraya az, morale çok ihtiyacımız var.

Bu sınavda dört yanlış, bir doğruyu götürüyor.

Bedenim yaşlandı, fakat ruhum hâlâ genç.

 

NOT:

Zıt anlamlılık ile olumsuzluk birbiriyle karıştırılmamalıdır.

* Tanzimat romanında iyiler hep iyi kötülerse hep kötüdür. ( zıt)

* Bugünlerde herkes iyi ben ise hiç iyi değilim. ( olumsuz)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu HTML etiket ve tanımlayıcılarını kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>